Yıldırım: Rusya gelecekte PKK-PYD-YPG'nin terör örgütü olduğunu kabul edecek
© Sputnik aracılığı ile.

Yıldırım: Rusya gelecekte PKK-PYD-YPG'nin terör örgütü olduğunu kabul edecek


14 Şubat 2018 Çarşamba - 15:27  

Rusya'nın Zeytin Dalı Harekatı'na herhangi bir itirazı olmadığını söyleyen Başbakan Yıldırım, "Rusya belki bugün PKK-PYD-YPG'yi terör örgütü olarak kabul etmiyor ama gelecekte edecek. Rusya'nın ya da X, Y, Z ülkesinin kabul etmesi ya da etmemesi bizim konumuz değil. Biz bunların PKK'nın isim değiştirmiş terör örgütleri olduğunu biliyoruz" dedi.

Memleketi Erzincan'da BBC'nin sorularını yanıtlayan Başbakan Binali Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'ndan ABD ile ilişkilere, OHAL'den erken seçim iddialarına birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Yıldırım'ın, BBC Türkçe'den Emre Temel ve Efe Öç'ün sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Sayın Başbakan, Zeytin Dalı Harekatı 20 Ocak'ta başlatıldı. Siz nihai hedefi "30 kilometre derinlikte bir güvenli bölge oluşturmak" olarak açıkladınız. Ve coğrafi olarak bakıldığında tam o noktada Afrin kent merkezi bulunuyor. Türk ordusu operasyon kapsamında Afrin kent merkezine girecek mi?

Biz bu operasyonun amacını çok açık bir şekilde dünyaya ilan ettik. Ne dedik? Bizim amacımız bir işgal hareketi değil. Bizim amacımız orada yaşayan sivillere zarar vermek değil. Amacımız ne? Suriye'nin Afrin bölgesinden ülkemize yapılan tacizleri, roket saldırılarını, havan saldırılarını durdurmak. 2014'ten beri YPG-PYD buraya yerleşti, tahkimat yaptı. Amaç ne? Türkiye'ye karşı terör faaliyeti yürütmek, Türkiye'de yaşayan insanların can ve mal güvenliğine zarar vermek, sınır güvenliğine zarar vermek. Ve üstelik 2014'ten beri Afrin'de yaşayan binlerce-on binlerce insan şehri terk etmek mecburiyetinde kaldılar.

Bu terör örgütü elemanları; Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların hayatını zehir ediyorlar. Zulmediyorlar. Amacımız onları bu zulümden kurtarmak. Bunun için de Afrin'de de, köylerinde de, beldelerinde de nerede teröristler varsa, böyle iğneyle kuyu kazarak, cımbızla çekerek teröristleri alacağız, etkisiz hale getireceğiz. Ondan sonra da orada yaşayan insanlar, "Oh dünya varmış!" diye nefes alacaklar.

Kent merkezi de dahil yani…

Gayet tabii. Yani, kırsalı temizledin. Terör unsurları orada duruyorsa, o zaman amaç hasıl olmaz.

'BUGÜNE KADAR SİVİL KAYBI YAŞANMADI'

"Amacımız sivillere zarar vermek değil" dediniz.

Çok doğru.

Operasyonun özellikle ilk haftasından sonra, Birleşmiş Milletler nezdinde de bazı açıklamalar gelmeye başladı. "Sivil kayıplarından dolayı kaygılıyız" şeklinde. Hatta bu söylemi çok daha ileri götürenler oldu. Örneğin Fransa Dışişleri Bakanı, Türkiye'yi sivilleri hedef almakla ve uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı. Şu ana kadar Batı'dan duyduğumuz en sert eleştiriydi bu. Bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Herhalde bunlar yanlış yerde sivil kaybı arıyorlar. Sivil kayıp görmek istiyorlarsa gelsinler Kırıkhan'ı görsünler, Hatay'ı görsünler, Reyhanlı'yı görsünler, Kilis'i görsünler. Ben orada 17 yaşında, atılan roketle hayatını kaybeden genç kızın annesiyle-babasıyla beraber oldum. Onların acısı, o fotoğraf gözümün önünden gitmiyor. 107 tane roket atıldı Emre Bey. 107. 24 günde 107 roket geliyor.

Operasyonun başlangıcından beri mi?

Rastgele atıyorlar. Binaların içine atılıyor. Lokantalara atılıyor. Camilere atılıyor. İnsanların toplu olduğu yerlere atılıyor. Okul bahçelerine atılıyor. Bu vicdansızlıktır. Dolayısıyla sivil kayıplarının nerede olduğunu önce söyleyenlerin bir araştırması lazım. Bu operasyonlarda sivil kaybı bugüne kadar yaşanmamıştır Afrin bölgesinde.

Türkiye bu konuda uluslararası bir araştırma için yardımcı olmaya hazır mı?

'SİVİL ÖLÜMLERİ KONUSUNDA EN SON KONUŞACAK ÜLKE FRANSA'DIR'

Bu içinde bulunduğumuz binanın, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün akredite ettiği 160'dan fazla dünyanın çeşitli yerlerinden gelen gazeteciler var. Bunlar izliyorlar, raporları gönderiyorlar. Ama bizim şikayet etmemiz gerekirken, başkaları şikayet ediyor.

Sivillerin öldürülmesi konusunda en son konuşacak Fransa'dır. Afrika'daki sicili çok bozuktur. 1-2 değil, milyonlardan bahsediyoruz. Balkan Harbi'nde, 1. Dünya Harbi'nde, Cezayir'de, Tunus'ta sicilleri çok bozuktur. Eğer siviller konu olacaksa, Fransa'nın önce kendi günahlarından arınması gerekir.

'SURİYE POLİTİKASINDA RUSYA İLE İŞBİRLİĞİ ÇOK ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR'

Uluslararası kamuoyunda genel bir konsensüs var, o da şu: Türkiye, Rusya ile eşgüdüm içinde hareket etmeden bu harekata başlayamazdı. Fakat bir taraftan da Rusya hala PKK'yı, PYD'yi, YPG'yi terör örgütü olarak görmüyor. PYD'nin hala Moskova'da bürosu açık. Türkiye'nin Suriye politikasında şu an Rusya ile işbirliği çok önemli bir yer tutuyor. Bu duruma baktığınızda, Türk-Rus ilişkilerinde bir tuhaflık yok mu sizce?

Rusya terör örgütü olarak tanımıyor ama bizim Afrin operasyonumuza karşı da herhangi bir itirazı yok. Esasen kimsenin itiraz olamaz. Birleşmiş Milletler'in anayasasının 51. maddesi açık Emre Bey. Herhangi bir ülke teröre maruz kalırsa, o terörü yok etmek meşru hakkıdır. Hem yurt içinde hem yurt dışında bunu yapabilir. Rusya belki bugün kabul etmiyor ama gelecekte kabul edecek. Rusya'nın ya da X, Y, Z ülkesinin kabul etmesi ya da etmemesi bizim konumuz değil. Biz bunların PKK'nın isim değiştirmiş terör örgütleri olduğunu biliyoruz. Bu konuda elimizde yeterince delil var, bilgi var, belge var, her şey var. Bu da bizim baştan beri söylediğimizi doğruluyor.

'PKK, FAALİYETLERİNİ SURİYE'YE KAYDIRDI'

PKK artık Kuzey Irak'ta hayat alanı daraldığı için, Türkiye'nin etkin terörle mücadele faaliyetine karşı elinde fazla bir imkan kalmadığı için, Amerika gibi bir hamiye de sahip olduğu için Suriye'ye kaydırdı faaliyetlerini. Yine en son Amerika Savunma Bakanı (James) Mattis, "Bazı PYD'liler+YPG'liler Afrin'e geçti" diyor. Doğru diyor.

'MENBİÇ'DE PYD-YPG'Yİ TUTMAK TÜRKİYE'YE KARŞI DÜŞMANLIKTIR'

Üstelik Pentagon'dan da yeni bir açıklama yapıldı Sayın Başbakan…

550 milyon dolar.

Evet, 300 artı 250.

Bu planlanan… Kim veriyor bunun parasını? Amerikan vatandaşları. Geçen sene gerçekleşenin 800 milyon dolar olduğunu kabul edersek, bu sene o rakam 1 milyarın üzerine çıkacak. Kim veriyor bunu? Amerikan vatandaşları ödüyor. Bu ne yaman çelişkidir. NATO'da beraberiz. Stratejik ortağız. Müttefikiz. Ülkemizde üsleri var. Bu kadar sene işbirliğimiz var. Bütün bunlar ortadayken, Amerika terör örgütleriyle el ele kol kola… Amerikan yönetimiyle sahadaki askerlerin de ayrı telden çaldığını görüyoruz. Amerika Başkanı, "Silah vermeyeceğiz" diyor, "Silahları toplayacağız" diyor; aşağıdaki küçük rütbeli bir asker "Yok" diyor, "Silahlar verilecek, toplanmayacak" diyor, "İşbirliğimiz artarak devam edecek" diyor. Bu ne biçim bir iştir. Kimin eli kimin cebinde belli değil?

Menbiç'de PYD-YPG'yi tutmak Türkiye'ye karşı düşmanlıktır, Türkiye'nin milli güvenliğine karşı bir tehdittir. Menbic'te yaşayanların yüzde 90'dan fazlası Arap. Orada terör örgütünün ne işi var? Güvenlik sorunu da yok. Özellikle Türkiye'ye karşı bunlar tutuluyorsa o zaman da bizim ona göre hareket etmemiz gerekir.

'AMERİKA TERÖR ÖRGÜTLERİNİ BİZE KARŞI KORUMAYA KALKARSA İŞLER DEĞİŞİR'

Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihin en zor dönemlerinin birinden geçtiği bir gerçek. Peki gelecekte Afrin operasyonu genişlerse, siz Türk ve Amerikan askerlerinin Menbic'te çatışma olasılığını görüyor musunuz?

İster Fırat'ın batısında Münbic'de, ister Fırat'ın doğusunda diğer bölgelerde bize yönelik bir terör tehdidi olursa, bunun üzerine tereddütsüz gideriz. Bizim hedefimiz Amerika değil ama Amerika terör örgütlerinin önüne geçip, onları bize karşı korumaya daha fazla kalkarsa o zaman işler değişir.

Türkiye ile ilişkilerin bozulmasından Türkiye zarar görmez tek başına. Amerika da görür. Bu bölgede bir tür planları var belli ki. Nasıl yapacak o planlarını?

'AMERİKA, TÜRKİYE'YE ZATEN GİZLİ AMBARGO UYGULUYOR'

Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihin en zor dönemlerinin birinden geçtiği bir gerçek. Acaba Afrin operasyonu genişlerse, siz Türk ve Amerikan askerlerinin Menbic'te çatışma olasılığını görüyor musunuz? Sanırım bu konuları Sayın Rex Tillerson (ABD Dışişleri Bakanı) ile de görüşeceksiniz bu hafta.

Doğru. Bizim şu anda işimiz Afrin. Afrin'in de genişleyecek falan bir alanı yok. Topu topu 3800 kilometrekare bir alan. Yani Fırat Kalkanı sahasının 2 katından az. Eni boyu hepsi belli. 65'e-70 kilometrelik bir alandan söz ediyoruz. Ama bizim bunalana 135 kilometre sınırımız var ve her metresi tehdit altında. Dolayısıyla biz burada temizlik yaparız. İster Fırat'ın batısında Münbic'de, ister Fırat'ın doğusunda diğer bölgelerde bize yönelik bir terör tehdidi olursa, bunun üzerine tereddütsüz gideriz. Bizim hedefimiz Amerika değil ama Amerika terör örgütlerinin önüne geçip, onları bize karşı korumaya daha fazla kalkarsa o zaman işler değişir.

Türkiye ile ilişkilerin bozulmasından Türkiye zarar görmez tek başına. Amerika da görür. Bu bölgede bir tur planları var belli ki. Nasıl yapacak o planlarını? NATO ortağına bir anlamda dirsek çeviriyorsun. NATO ortağına yapman gerekeni yapmıyorsun. NATO ortağına düşmanlık eden, bölmeye parçalamaya çalışan çapulcularla haşır neşir oluyorsun. Darbeciyi ver, vermezsin. Teröristle iş tutma, tutmaya devam edersin. Günahsız yere tutar banka genel müdür yardımcısını (Mehmet Hakan Atilla) Bu nasıl olacak? Gizli ambargo zaten uyguluyor Amerika?

Nasıl uyguluyor?

Efendim işte kıçı kırık tabanca. Polislere verilen. Efendim Kongre onayına göndereceğiz. Kardeşim tanklar dolusu uçakları PYD'ye YPG'ye gönderirken Kongre'yi mi sordunuz? Bu ne kepazelik ya. Bizi de zannediyorlar ki hiçbir şey bilmiyoruz.

Türk-Amerikan ilişkilerinin bir de ekonomik boyutuna ilişkin bir soru yöneltmek istiyorum. O da Mehmet Hakan Atilla davasıyla ilgili. Biliyorsunuz Mehmet Hakan Atilla altı suçun beşinden suçlu bulundu, Nisan ayında kararın açıklanması bekleniyor. Bu gelişme sonrası ABD'nin bazı Türk bankalarına ekonomik yaptırımlar uygulama ihtimali sizi kaygılandırıyor mu? Bu durumda bundan Türk ekonomisinin mümkün olan en düşük düzeyde etkilenmesi için ne gibi önlemler alınıyor?

Amerikan yargısı, "Güçlüyüm, istediğimi yaparım" diyebilir ama bir de vicdani adalet vardır. Bizim bankamıza ceza verebilirler. Yani kafalarının estiğine ceza veriyorlar. Verebilirler. Bakın Türkiye'yi bu tip tehditlerle, ekonomik tehditlerle, askeri tehditlerle veya ambargo tehditleriyle dize getireceğini düşünüyorsa Amerika, çok büyük yanlışlık yapıyor demektir…

'OHAL'DE HUKUK BİR SÜRE DURDURULUYOR, İŞLEMİ İPTAL ETTİK'

Batı'dan Türkiye'ye en fazla yöneltilen eleştirilerden biri özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'nin giderek daha fazla KHK ile torba yasa ile yönetilen, daha fazla anti-demokratik uygulamanın olduğu bir ülke olması. Buna istinaden soruyorum: OHAL ne zaman kalkacak?

Takdir edersiniz ki, 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'nin karşı karşıya geldiği zor şartlardan çıkması için yine anayasanın verdiği imkanla olağanüstü hali getirdik. Fransa'da sadece bir terör olayı oldu. 2 yıla yakın olağanüstü hal oldu.

Ancak deniyor ki, Fransa'da OHAL çerçevesinde çıkarılan yasalar muhaliflere, gazetecilere, aktivistlere karşı kullanılmıyor. Onun için "Bu benzetme doğru değil" de fazlasıyla söyleniyor.

Bu söylenebilir. Buna bir itirazım yok ama Türkiye'de çıkarılanların hangi amaçla çıkarıldığının yeterince incelenmediğini görüyorum.

Batı kamuoyunda mı?

Tabii canım. Bir peşin kabul var. 'Türkiye, özgürlüklere karşı katı'. 'Türkiye'de hak ihlalleri var'. Bunlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerine gitti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi geri çevirdi. Haklıysa oradan dönmesi lazımdı, dönmedi. Bunu niye söylemiyorlar. Memuriyetten çıkarılma işi hak ihlali midir? Bir gerekçeye dayalı olarak biz bir İtiraz Komisyonu kurduk mesela. Yasa çıkardık. Onu da KHK'yla çıkardık.

'Ben haksız yere çıkarıldım' diyenler tek tek itiraz ediyor. Tek tek şimdi hepsinin itirazları inceleniyor. Haklı oldukları tespit edilenler iade ediliyor, Eğer haklı değilse onlara diyorlar ki, size yargı yolu açıktır, gidebildiğiniz kadar gidin. 1. Mahkeme'ye gidin, Temyiz'e gidin, Anayasa Mahkemesi'ne gidin. Olmadı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidin. Onunla da yetinmedik. Eğer biz yaptığımız işe güvenmesek Emre Bey, bütün kanun hükmündeki kararnameleri biz Meclis onayına sunduk. Ve Meclis de görüştü, hepsini onayladı. Bu ne anlama geliyor? Biz hukuk devletine inanıyoruz. Meclisimize güveniyoruz. Meclisimiz de bunları onaylayınca ne oluyor? Olanı söyleyeyim: Buradaki bütün hususlarla ilgili olarak mahkemelere Anayasa Mahkemesi'ne dava hakkı doğuyor. Bireysel dava hakkı doğuyor.

Yani Olağanüstü Hal'de hukuk bir süreliğine durduruluyor. Bu yaptığımız iki uygulama ile bu durdurma işlemini iptal ettik. Artık yasalar işleyecek. Herkes hakkını-hukukunu sonuna kadar arayacak. Böyle önyargılı, parmak göstererek Türkiye'yi her konuda ilzam etmek, itham etmek yerine empati yapıp Türkiye'yi daha iyi anlamaya çalışın. Türkiye'nin yaşadıklarını eğer siz yaşasaydınız, nasıl bir tepkiniz olurdu. Onu söyleyin. Yani 15 Temmuz'da bir ülkenin geleceğine kastediliyor. Sivil insanlar öldürülüyor. Bir-iki istisna hariç Avrupa Birliği'nden tıs yok. Ses-soluk yok. 2 gün sessizlik. 2 dakikada dünyada ne oluyor, ne bitiyor. Acaba başka bir sonuç mu bekliyorlardı? Bir şaşkınlık mı yaşadılar? Bir hayal kırıklığı mı yaşadılar? Bunlar hep cevaplanmayan sorular olacak. Ancak 2 gün sonra bize söylenen çok daha incitici: Aman bu darbecileri fazla hırpalamayın. Bu ne anlama geliyor Emre Bey ben yorumu izleyicilere bırakıyorum.

'GÜNDEMİMİZDE SEÇİM YOK'

Mevcut koşullarda Mart 2019'da yerel seçimler, 3 Kasım 2019'da cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler yapılacak. İl kongrelerini tamamlıyorsunuz, büyük kongre tarihini açıklayacaksınız.

Eylül'de olacak.

Ankara kulislerinde haftalardır, uzun süredir erken seçim senaryoları dillerden düşmüyor. 15 Temmuz diyen var, 4 Kasım diyen var. Bazı tarihler bile dile getirilmeye başlandı. Siz "2018'de kesinlikle erken seçim yapılmayacak" diyor musunuz?

Ülke şartları neyi gerektirirse o yapılır. Kural bellidir. Esas bellidir. 2019 Mart'ta yerel seçim, 2019 başında da cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi…Bunu defalarca söyledik. Bizim söylediklerimizin herhalde bir anlamı olması lazım. Bizim söylediklerimize itibar edilmiyorsa, dedikodulara daha çok ilgi gösteriliyorsa, buna yapacağımız birşey yok. Açıkça bir kez daha söylüyorum: Bizim gündemimizde seçim yok. Yerel seçimler Mart 2019, genel seçimler Kasım 2019. Cumhurbaşkanlığı seçimi de Kasım 2019. Biliyorsunuz anayasa değişikliğine göre milletvekili seçimiyle cumhurbaşkanlığı seçimi aynı günde yapılacak. Ayrı ayrı sandıklarda.

Yorumlar

Bugün neler oldu?


06:00 ile 09:00 arasında

İsrail’den Kudüs’te Yahudiler için 20 bin yeni konut kararı

İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs dahil olmak üzere uluslararası hukuka göre statüsü tartışmalı olan Kudüs’ün farklı bölgelerinde, Yahudiler için toplamda 20 bin yeni konut, otel, sanayi ve ticaret alanları kurma kararı aldı.

Hollanda'da 'Türkiye Cumhurbaşkanına hakaret'ten soruşturma

Hollanda'da, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle bir kişi hakkında soruşturma başlatıldı.

Taksicilerden ABD Başkonsolosluğu önünde protesto

Taksicilerden ABD Başkonsolosluğu önünde protesto

Trafik canavarı kaldırımda yakaladı

BEŞİKTAŞ'ta babasıyla birlikte kaldırımda yürüyen 20 yaşındaki Mert Örener, takla atan otomobilin altında kalarak can verdi.

ABD'ye: Türkiye'nin hayalkırıklığı daha derin

CUMHURBAŞKANLIĞI Sözcüsü İbrahim Kalın, Beyaz Saray’ın, ABD Başkan Donald Trump’ın Rahip Brunson’ın bırakılmaması karşısında hayal kırıklığı yaşadığını açıklamasıyla ilgili, “Eğer bir hayal kırıklığından bahsedeceksek Türkiye’nin hayal kırıklığının çok daha derin olduğunu ifade etmemiz gerekir” dedi. Kalın, dün düzenlediği basın toplantısında özetle şunları söyledi:

'Yanı başımızda PKK/YPG'ye silah verdi'

DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Brunson’la ilgili ABD Başkanı Trump’ın hayal kırıklığı yaşadığı yönündeki açıklamalara yanıt verirken, “Bizim yaşadığımız hayal kırıklığı nedir, bunların da dikkate alınması gerekir. Bizim halkımızın, bizim de hayal kırıklığımız var” dedi.

'Krize sevinenler vatandaşlıktan çıkarılsın'

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, döviz kurlarındaki artıştan kaynaklanan krize sevinenlerin, manipülasyonlara destek olanların vatandaşlıktan çıkarılmasını önerdi.

Cumhurbaşkanı'na hakaretten tutuklanan 9 kişiye tahliye

İzmir’de CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin düzenlediği miting öncesi bir eğlence merkezinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan 11 kişiden 9’u dün tahliye edildi.


00:00 ile 06:00 arasında

ABD ile kriz AB ile fırsat yaratır mı

ABD ile yaşanan kriz, son ekonomik gelişmeler ve bu bağlamda verilen mesajlar uzun süredir uykuda olan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tekrar ısınıp ısınmayacağı sorusunu da beraberinde getirdi.

İngiltere, eğitim uçuşundaki Rus savaş uçakları için Karadeniz’deki jetlerini havalandırdı

İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri, 2 adet Eurofighter Typhoons jetinin Karadeniz üzerinde NATO hava sahası yakınlarında uçan Rus Su-24 savaş uçaklarına eşlik ettiğini iddia etti.

Cezaevindeki Selahattin Demirtaş'tan yeni fotoğraf

Eşi, yaklaşık 2 yıldır cezaevinde bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın fotoğrafını paylaştı.

Filistin Ulusal Konseyi: İsrail’i tanımayı askıya almanın vakti geldi

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Selim ez-Zanun, yine FKÖ'ye bağlı Filistin Merkez Konseyi’nin 29. dönem toplantısında yaptığı konuşmada, “Filistin devletini tanıyana kadar İsrail’i tanımayı askıya almanın vakti gelmiştir” dedi.

Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü'nde ABD'ye karşı dava sürecini başlattı

Ticaret Bakanı Pekcan, "Bugün 17.40 itibarıyla Dünya Ticaret Örgütünde ABD'yi panele davet ettik. Böylece DTÖ'de dava sürecini başlatmış olduk" diye konuştu.

ABD Dışişleri, Türkiye'de yapılacak Suriye zirvesiyle ilgili konuştu: Cenevre'nin yerini alamaz

Erdoğan, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, 7 Eylül'de İstanbul'da Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa liderlerinin zirvesinin yapılacağını duyurmuştu

ABD Dışişleri, Türkiye’de yapılacak Suriye zirvesiyle ilgili konuştu: Cenevre’nin yerini alamaz

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Türkiye’de yapılması planlanan Rusya-Türkiye-Fransa-Almanya dörtlü zirvesinin Birleşmiş Milletler nezdindeki Cenevre sürecinin yerini alamayacağını düşündüklerini belirtti.

Türkiye'den ABD'ye davet

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan: Dünya Ticaret Örgütü'nde ABD'yi panele davet ettik

Son dakika: Türkiye'den ABD'ye davet

Ticaret Bakanı Pekcan: "(Çelik ve alüminyum vergisi) Bugün 17.40 itibarıyla Dünya Ticaret Örgütünde ABD'yi panele davet ettik."

ABD-Türkiye gerilimi, New York Borsası'nda kayıpları artırdı

Dow Jones Endüstri Endeksi yüzde 1 düşüşle 25.038 puana geriledi

Copyright © Habersepeti 2018

Bu sitede kullanılan hiçbir yazılı ve/veya görsel içerik için aksi yönde açık yazılı izin olmadığı müddetçe site içeriğinin kısmen veya tamamen ticari amaçla ve/veya reklam ve benzeri gelir elde edecek şekilde kullanılması yasaktır.